Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  20 Punto18 Punto16 Punto14 Punto
 İşte korona virüsü hakkında doğrular ve yanlışlar...
06 Şubat 2020 / 17:59
İşte korona virüsü hakkında doğrular ve yanlışlar...
Çin’in Wuhan kentinde 12 Aralık’ta görülmeye başlayan Koronavirüsü, binlerce insanı etkisi altına alarak 450’den fazla kişinin ölümüne yol açtı.

Dünyanın gündeminde yer alan korona virüsünün nasıl yayıldığına dair endişeler ve korkular devam ederken korona virüsüyle ilgili merak edilenleri Haber7.com olarak uzmanlara sorduk.

in'de yeni tip koronavirüs (2019-nCoV) salgını nedeniyle can kaybı 564'e, virüs bulaştığı teşhisi koyulan kişi sayısı ise 28 bin 18'e çıktı. Dün gelen son bilgiye göre doğum yapan bir anneden bebeğine de koronavirüs bulaştı. Ayrıca koronavirüs tespit edilen vaka sayısı Çin anakarası dışında Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde 21’e, Makau Özel İdari Bölgesi’nde 10’a yükseldi. Bugüne kadar taburcu edilen hasta sayısı ise 1153 oldu.

1960’LI YILLARDAN İTİBAREN VARDI!

 

 

2019 n- CoV’un 1960’lı yıllarda bilinen bir virüs ailesinin üyesi olduğunu belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Songül Özer, “1960’dan 2000’li yıllara kadar bildiğimiz ancak daha çok hayvanlarda hastalık yaptığı için çok da önemsemediğimiz bir virüs grubuydu. Ancak 2002 yılında, dünya bunu insanlarda da görülen bir mikroorganizma olarak tanıdı. Acı bir şekilde tanıdı çünkü hızlı bir akut solunum yolu enfeksiyonuna neden oldu. Hepinizin bildiği ismiyle Sars. 2002 yılında yine hayvan kaynaklı , Miss kedilerinden bulaşan bir virüs olarak bunu gördük. Maalesef yine Çin’de çıktı ama hızla dünyanın diğer ülkelerine de yayıldı. Zatürre, akut solunum yoluna ve ölüme neden oldu. Ve Sars hastaların yüzde 10-15’ini öldürdü. Ancak 2019-2020 itibarıyla artık sars görülmüyor. “ dedİ

KORONA VİRÜSÜN BİLİNEN 4 GRUBU VAR

 

 

Virüsün bilinen 4 grubu olduğunu söyleyen Dr. Songül Özer  “Virüsün bildiğimiz kadarıyla 4 grubu var. İnsanlarda alfa ve beta’yı görüyoruz. Yine korona virüsü 2012 yılında Suudi Arabistan’da tek hörgüçlü develerde ortaya çıkmıştı. Bir başka türü de Orta Doğu’da görüldüğü için Mers-CoV dedik. Bu bir çeşit korona virüs. Bunun ölümcüllüğü daha fazlaydı. Ölüm oranı yüzde 30-35’leri buldu. Suudi Arabistan kaynaklıydı ama diğer pek çok ülkeye de yayıldı.

MAALESEF ÇİN DIŞINDA ÖLÜMLER ORTAYA ÇIKTI

Virüs ilk olarak Çin’de ortaya çıktı ve hızlıca Vietnam, Singapur, Tayland, Güney Kore, Tayvan, Hong Kong, Japonya’ya yayıldı. Almanya’da iki vaka görüldü. Amerika’ya yayıldı. İspanya’da görüldü. Yeni tip Koronavirüs, ortalama hasta ettiği insanların da yüzde 2’sini 3’ünü öldürdü.

SOLUNUM YOLUYLA BULAŞIYOR

Hastalığın şu an için sadece solunum yoluyla bulaştığını söyleyen Dr. Özer: “Herkes aynı pazardan yiyecek alıp yememişti. Demek ki insandan insana da bulaşıyor. İnsandan insana şu an sadece solunum yoluyla bulaştığını biliyoruz. Belki ileride farklı bir yolla da bulaştığını söyleyebiliriz.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay komplo teorilerinin altını çizdi.

Batı Dünyası Çin’in Ekonomisini yok etmek için mi böyle bir virüs üretti?

Prof. Dr. Tayfun Uzbay: “Eğer bu ciddi bir biyolojik silah çalışması olsaydı, bu kadar kısa sürede korona virüs ailesinden kimliği tespit edilemezdi. Çin’in ekonomisine zarar veriyor ama virüs tüm dünya ekonomisini de etkileyecek.”

VİRÜS TEKRAR MUTASYONA UĞRADI

Virüsün ikinci kez mutasyona uğradığını söyleyen Uzbay, “Virüslerin genetik açıdan mutasyona uğrama ihtimalleri çok düşüktür. Ama olduğu zaman da oluyor. Bu virüs, bir yılandan beslenen yarasaya geçmesini sağladı. Bu yarasa yılandaki virüsü aldı kendi vücudunda bir mutasyona uğrattı ve bu yarasayla bir şekilde temas eden insanlara geçebilecek ikinci bir mutasyona uğradı. İlk insan, hayvandan bu virüsü aldı ve hayvandan insana geçen bir formdaydı ama tekrar mutasyona uğradı. Bu defa insandan insana geçen bir forma geldi. ” dedi.

SON OLMAYACAK YENİLERİNE HAZIR OLMALIYIZ!

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur ise virüsün son olmadığını ve yenilerine hazırlıklı olmamız gerektiğini vurgulayarak, “ Son 50 yıldan 50’yi aşkın hastalık ortaya çıktı. Bu her yıla yeni bir hastalığın girişi anlamına geliyor. Korona virüs ailesinden ya da başka ailelerden virüs son olmayacak. Yenilerini bekleyecek tecrübeye sahip olmalıyız. Hastalıklar karşısında paniklemeden tekniğimizi, teknolojiyi geliştirmemiz lazım.” açıklamasında bulundu.

KORONA VİRÜSÜ TEK BAŞINA ÖLDÜRMEZ!

Prof. Dr. Haydar Sur, Korona virüsünün SARS ve MERS ile aynı aileden geldiğini söyleyerek  öldürücülüğün diğerleri kadar yüksek olmadığını anlattı. “ Virüs 65 yaşın üzerindekileri öldürüyor. Gençlerdeki hastalığı atlatma yeteneği bununla baş edebilecek durumda. Vücutta diyabet, hipertansiyon, böbrek hastalığı gibi esas bir hastalığı olanlara ikinci bir sağlık durumu olarak ekleniyor. Bu eklendiği kişiler zaten ölen insanlar oldu. Öldüğü söylenenlerin tamamı böyle. Çin’de sadece 2 yaşında bir kız çocuğunda ölüm görüldü. Bağışıklık sistemini tam geliştirememiş bu yüzden küçük çocukluk çağları da riskli olabilir.”

TÜRKİYE’DE TEDBİRLER ÇİN’DEN DAHA ÖNCE BAŞLADI

Dr. Haydar Sur: “Dünya Sağlık Örgütü’nün bunu ele alıp dünya çapında bir salgının var olduğunu ilan ettikten sonra bir takım önlemler alabilmesi ve tavsiyeler geliştirebilmesi için belli bir zaman geçmesi gerekti. Uzmanlar ne olduğunu anlamaya çalıştı. Bu esnada bazı ülkeler risk grubunda sayılırken bazıları sayılmadı. Türkiye hala risk yok denilen ülkeler arasında ama Türkiye buna rağmen kendi tecrübeleriyle DSÖ’den 10 gün öncesinde bir takım önlemler aldı ve bunlar sonrasında DSÖ’nün duyurduğu önlemler arasında yer aldı. “ dedi.

MASKE TAKMADA 1 METRE KURALI

Dr. Haydar Sur, Maskenin şart olmadığını ancak bir metre mesafenin önemiyle ilgili olarak: “Maske takmak için sizin bir metre mesafenize kadar yaklaşmış ve hapşıran, en azından grip olduğunu bildiğiniz ve mikrobunun ne olduğunu bilmediğiniz birilerinin olması lazım. Dışarıda zaten bu mesafeden mümkün değil. Ancak metroda bu iyi bir önlem olabilir. Ama şart değil. “ dedi. 

HAYVANLARA İYİ DAVRANALIM!

Dr. Haydar Sur, Çin’de  hayvanların yüksek katlardan aşağı atıldığı videolarla ilgili tepki gösterdi: ” İnsan, bir hayvanı terk ederken bile insanca bir duygu taşımalı. 20. Kattan aşağı kediyi köpeği atmak akıl alır şeyler değil. İnsan demek ki panik halinde en canavarın yapmayacağı şeyleri bile yapabiliyor. Paniğe kapılmadan aklımızı yitirmeden yapacağız, ne yapacaksak. Türkiye’de durum tam çözümlenmeyince evcil hayvanlara ve sokak hayvanlarına eziyet edilebilir gibi bir algı oluştu. Hayvanlara iyi davranmamız lazım.“

PANİK YAPILACAK BİR DURUM YOK!

Prof. Dr. Tayfun Uzbay: ”Panik yapacak bir durum yok ama bizim bu tarz salgınlardan korkmamız lazım. Korku sayesinde hem gerekli tedbirleri alırız hem de yapmamız gereken şeyleri yaparız. Şu anki veriler itibarıyla ölüm hızı yüksek bir seyir izlemeyecek gibi görünüyor. Şu ana kadar 20 bin küsür enfekte olan insan var ve ölümlerin büyük çoğunluğunun Çin’de olduğunu biliyoruz. Ayrıca ölenlerin büyük bir çoğunluğunun da 65 yaş üstü solunum problemleri olan ve riskli grupta bulunan ikincil hastalığı olan insanlar olduğunu görüyoruz. Bu çok panik yapılacak bir durum olmadığına işaret ediyor. Aksi halde çok daha yoğun ve hızlı, ciddi ölüm ve vakalar beklerdik. “ dedi.

ÇİN’DEKİ VATANDAŞLARIMIZI TÜRKİYE’YE GETİRDİK!

Tayfun Uzbay: “Türkiye’nin alması gereken tüm önlemleri aldığını düşünüyorum. Sağlık bakanlığı çok şeffaf açıklamalar yapıyor. Çin’deki vatandaşlarımızı buraya getirdik, karantina altına aldık. Onların takibi yapılıyor. Türkiye’de bu şüpheyle hastaneye başvuran hastalar olduğunda hızla gerekli müdahaleler yapılıyor. Şu ana kadar herhangi bir vakaya rastlamadık. Rastlayabiliriz de bu, paniğe neden olmamalı. “ şeklinde konuştu

BU YILIN VİRÜSÜ KORONA

Bunun bir son olmadığını ve yeni bir virüsle karşılaşma ihtimalinin olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tayfun Uzbay, “Bu yıl korona virüs, bundan önce MERS, SARS, kuş gribi, domuz gribi... Her yıl mevsimsel olarak mutasyona uğramış değişik bir virüs salgını oluyor. Artık küreselleşen dünyada bunlara hazırlıklı olmalıyız. Dünya da hazırlıklı ve çok çabuk harekete geçiyor. Gelecek sene bambaşka bir virüsle yine karşılaşabiliriz. Bu son olmayacak. Her zaman bu kadar şanslı olmayabiliriz. Hayvan insan ilişkileri, gıda güvenliği, koruyucu aşıların geliştirilmesi ve özellikle hijyen bilincinin yaygınlaştırılması çok önemli. “ dedi.

SADECE SU VE SABUN KULLANARAK VİRÜSÜ ORTADAN KALDIRMAK MÜMKÜN!

Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Songül Özer, Dezenfektan ve alkol bazlı antiseptiklerin bizler için gerekli olmadığını, görünen kirler için yalnızca su ve sabunun yeterli olduğunu söyledi. “Sizler hastalarla birebir temas halinde değilsiniz. Biz sağlık çalışanları için elimizde görünür kir olmadığı durumlarda -görünür kir varsa biz de su ve sabunla yıkıyoruz- alkol bazlı antiseptikleri kullanıyoruz. Bu sizin için gerekli değil. Biz de zaten sürekli kullanmıyoruz. Bunların aşırı tüketimi neticesinde elde kuruluk oluyor ve derinin ph ve florası bozulması neticesinde yarılmalar, çatlamalar meydana geliyor. Onların her biri enfeksiyon için bir giriş kapısı. Çeşitli mikroorganizmalar deri yoluyla vücudumuza girebiliyor yüzden verem mikrobu dahil bir çok mikroorganizmayı, korona da dahil, normal su ve sıvı sabunla elinizi yıkayarak ortadan kaldırabilirsiniz. El hijyeni için normal su ve sabun yeterli. “

EYVAH ÖKSÜRÜYORUM DİYORSANIZ…

Öksürük ve ateş gibi belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Özer: Öksürük gibi belirtiler görülürse hemen doktora başvurulması gerektiğinin altını çizerek “Her öksürük korona virüsü anlamına gelmez. Her öksürük asla korona virüs değildir. Bizim Türkiye’mizin gerçeği, bu mevsimde şu anda infleanzadır. Türkiye’de şu an onaylanmış ve doğrulanmış bir korona virüs vakası yok. “ dedi.

Kaynak : Haber 7

Bu haber toplam 2,519 defa okunmuştur
Kalan Karekter Sayısı : 500
Güncel  => Diğer Haberler
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0057
Güneydoğu Haber