Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Meryem Sarıkaya
Meryem Sarıkaya
22 Mart 2017 Çarşamba 16:52
İLKBAHAR AŞKI (NEVRUZ)

Mavi ile yeşilin sarmaş dolaş olduğu, kuş cıvıltılarının yükseldiği, rengarenk çiçekler arasında ruhumuzun bayram ettiği, börtü böceğin uyanışlarını haykırdığı, koyunların kuzulara, keçilerin oğlaklara kavuştuğu, çoluk çocuğun oyunlara karıştığı aylar....

 

Sanırım hangi aylardan bahsettiğimi anladınız. Allahım nasıl bir büyü, nasıl bir sır, nasıl bir coşku anlatamam! Her zaman bu mevsim beni heyecanlandırır. Adı başka , tadı başka, ruhu başka...

 

Ne yazıkki beton yığınları arasına sıkışan bir mevsim değil o. Şehirlerde kendini saklıyor, içine kapanıyor bir varmış bir yokmuş hesabı. Yürekleri titretmiyor, ellere dokunmuyor. Yorgun ve huzursuz olarak bir bakmışsın gelmiş bir de bakmışsın yok. Onun büyüsüne ancak doğal ortamlarda aşık olabilirsin!

 

Bahar ayları...Gönül telimizi titreten aylar. Bahar aylarında köyü çok severim. Bu mevsimin gizemini yakalamak istiyorsanız şirin bir köye gidebilirsiniz. Ahhh doğal hayat, içimizde sonsuz bir huzursun sen!

 

Yeryüzünde bir uyanış! Cemrelerin düşmesi baharın gelişinin posta güvercini gibi. Karların erimesiyle coşan derelerin yankısı kulaklarda. Özellikle sadece bir kaç gün için akacak olan belirli yerlerden çıkan saf çıkak sularını içince ab-ı hayat içmiş gibi hissetririr size. Kuş seslerinin eşliğinde kelebek uçuşlarının arasında bu pınarların başına oturup akışını izlemek hülyalara daldırır.

 

Ağaçlar yavaş yavaş tomurcuklarıyla ve bin bir renk çiçekleriyle masmavi gökyüzüne doğru uzanmaya başlar. Topraklar  göz alabildiğince yemyeşil....Dağların bağrından serpilen yabani çiçeklerin kokusu buram buram yakar genizleri. Ardıç diplerinde mor menekşeler boyun büker, kayaların arasından sünbüller gülümser, bütün utangaçlıklarıyla laleler bayırlarda kızarır...Çayırlarda sarı susamlar güneşi kıskandırır!

 

Yamaçları papatyalar ve gelinçikler sarar. Kırmızı ve sarının renk cümbüşü arasında çamların arasından gelen hafif hafif esen rüzgarı arkanıza alıp başınızda papatya tacınızla onlara dokunarak koştururken ruhun dinginliğini hissetmek inanılmaz bir  keyif! Hiç yapmayan varsa aranızda mutlaka denemelisiniz.

 

Bahar aylarının müthiş tatları da bir başkadır. Karların kaybolmasıyla piyasaya ilk topalan ve çüşdede çıkar. Onları deşip yemek için koşulur dağlara bayırlara. Çam ağaçlarının arasında mavi mavi bize bakan çiğdemlere ne demeli... Nasıl güzel bir tadı var anlatamam. Mavi çiğdemleri çıkarıp hemen yiyebiliriz ama tarlalarda biten sarı çiğdemler öyle değil. Onu çıkarmak biraz zahmetlidir. Kendini derinlere hapseder. Öyle çıkarır çıkarmaz yemek de  yenilebilir ama çok lezzet vermez. Özen ister, nazlanır, hemencecik tadını bırakmaz. Onu yemek için önce deve boynu örmenizi bekler. Deve boynunu ördükten sonra götürüp ocaktaki közlerin üzerinde kızartıp boynunuza takarak tek tek yediğinizde ağızda bir lezzet patlaması oluşur.

 

Kengerler...Cacık mı olmak isterler, öyle mi yenmek isterler sana kalmış. Her halleri güzeldir ama en çok göbek kısmı sevilir. Lale soğanları da tatlı sevenler için olsun.

 

Baharı benim gibi doya doya içine çekmek isteyenler! Ne duruyorsunuz, bütün ihtişamıyla sizleri bekleyen dağlara, kırlara, bayırlara, şırıl şırıl sulara koşmanın tam zamanı şimdi... Bahar gelmiş hoş gelmiş. Ruhumuz hep bahar aşkıyla dolsun! Her günümüz nevruz datında olsun!...

Bu yazı toplam 11387 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0137
Güneydoğu Haber