Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
27 Haziran 2011 Pazartesi
HATİP DİCLE VE BDP’NİN YAPMASI GEREKEN

Bu yazıma, 20 Nisan 2009 tarihinde Adana01haber"de yayınlanan “Diyarbakır, Her Şeye Rağmen Umut!” başlıklı bir yazımdan bir alıntı yaparak başlamak isterim:

“ Diyarbakır sayesinde politik, sosyal ve ekonomik sorunlara karşı hep uyanık ve duyarlı oldum… Akademik çalışmalarımda ekonomi politik üzerine uzmanlaşmaya gayret ettim… Her akademik ya da güncel politik tartışma içinde, hep içimde bir yerlerde varlığını sürdürdüğünden olsa gerek, hep Diyarbakır çıktı karşıma… Beni kuşatan kurumsal yapıyla, geleneklerle, dinle, hukuk düzeniyle, ekonomik sistemle, hep Diyarbakır üzerinden hesaplaştım… İnsan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü, göç, terör, organize suç, anayasa reformu gibi sorun yumakları Diyarbakır suretinde tecelli ediverdi önümde… Adana, Ankara, Avrupa Birliği üzerine incelemelerim hep Diyarbakır"a pencere açtı… Diyarbakır hesaba katılmadan hiçbir temel sorunun çözülemeyeceğine inandım… Bu şehir akademik ve kişisel hayatım boyunca hiç bırakmadı beni… İyi ki de bırakmadı… Final Dersanesi önünde patlayan bombada Eren Şahin"le Melek İpek"le ve Ferhat Mutlu'yla birlikte benim de yarım öldü sanki… Annesini, Eren"in çalışma odasında gözyaşı dökerken gördükten sonra aylarca kendime gelemedim… Sonra, bu saldırıda ağır yaralanan Görkem Emre Öz"ün ÖSS"deki başarısıyla, “İşte Diyarbakır bu dedim!” kendi kendime… “Diyarbakır, her şeye rağmen, umut!”… “

Bu yazının kaleme alınmasının üzerinden yıllar geçti ve 12 Haziran 2011 seçimleri sonrasında Diyarbakır yine karıştı. YSK"nın, bağımsız milletvekili adayı Hatip Dicle"nin milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olmadığı yönündeki kararı üzerine BDP milletvekilleri meclise girmeme kararı aldı. Siyasi gerekçelerle, yer yer tehditkâr beyanlarda bulunarak Hatip Dicle"nin, yasalara ve Anayasa"nın 76. maddesine aykırı da olsa adaylığının geçerli sayılmasını ve milletvekili yapılmasını talep ediyorlar. Zamansız ve gereksiz bir açıklamayla Kandil de bu engellemenin savaş nedeni sayılabileceğini ilan etti. Bu tartışmalardan nasıl bir sonuç çıkacağını kestirebilmek son derece güç. Merhum Turgut Özal"ın “anayasa bir kez delinmekle bir şey olmaz” özdeyişinde dile geldiği üzere, diğer siyasal partilerin de desteğiyle Hatip Dicle"nin meclise girmesi sağlayacak bir formül geliştirilerek Diyarbakır"daki karışıklığın önüne geçilebilir.

Ancak, ben böyle bir jestin Hatip Dicle, BDP tandanslı bağımsız milletvekilleri tarafından yapılmasını beklerim. Zira, Hatip Dicle"nin adaylığının düşmesiyle seçilmesi gündeme gelen AK Parti adayı Oya Aronat, Final Dersanesi önünde PKK bombasıyla katledilen Eren Şahin"in annesi. Diyarbakır"ın ve BDP"lilerin, hariçten müdahil olmaya çabalayan Kandil"in eline demokratik yöntemlerin işlemediği iddiasıyla eylemsizliğe son verme gerekçesi vermemek için dahi ılımlı politikalar belirlemesinin, demokratik süreçlerin işlemesine katkı sağlayabilmek amacıyla meclise girmesinin herkesin, en çok da Kürtlerin yararına olacağına inanıyorum. Bu çerçevede, Sayın Oya Aronat"ın milletvekilliğinin önünü açarak da toplumsal barışın sağlanmasına anlamlı bir katkıda bulunabileceklerini düşünüyorum. Daha da ötesi, Diyarbakırlılar"ın ve BDP"nin Oya Aronat"a bu jesti yapma yükümlülüğü altında olduğuna inanıyorum. Bu noktadan sonra AK Parti için de BDP için de bir eksik ya da bir fazla fark etmez. Ancak, emin olun böyle bir jest benim ve bu ülkede etnik ayrımcılığa karşı olan sağduyulu insanların Diyarbakır"la ilgili hissiyatına ve umutlarına daha çok tercüman olacaktır.

Bu yazı toplam 12336 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0115
Güneydoğu Haber