Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
02 Mayıs 2016 Pazartesi 19:54
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ REKTÖR ADAYLIĞI BİLDİRGEM

Çukurova Üniversitesi’nin çok kıymetli akademik ve idari personeli ve kıymetli öğrencilerimiz;

 

Malumunuz olduğu 22.12.2015 tarihinde Çukurova Üniversitesi Rektörlüğü’ne 2016-2020 dönemi için Rektör Adayı olduğumu beyan eden bir duyuru gönderdim. Ancak Rektörlük bu duyurumu akademik ve idari personele duyurmayarak  beni engelleme yoluna gitti. Akabinde de daha duyurum ilan edilmeden bu dilekçem üzerinden 28.12.2015’te bir gazetede ve sosyal medyada rektör adaylığımı hedef alan haber ve yorumlar çıktı. Bu gazete; organize bir yapı tarafından çok sayıda kurum dışı kişiye posta ve epostalar ile gönderildi.Daha üniversiteye dahi duyurulmayan bir konu, Rektörlük birimleri tarafından doğrudan medyaya servis edildi ve adaylığımın duyurulmasından önce bir imaj kirletme operasyonu başlatıldı.

 

Nihayet 04.01.2016 tarihinde Adanahaber gazetesinin haberi üzerine Rektörlük, aynı gün mesai saati bitimine doğru duyurumu ilan etmek zorunda kaldı.Böylece 04.01.2016 tarihinde Merkezi Bilişim Sistemi üzerinden 2016-2020 dönemi için Rektör adayı olmayı düşündüğümü duyurmuş oldum.

 

Sonrasında da muhtelif olaylar üzerine üniversitemiz kamuoyunu bilgilendirmek için Rektörlüğe dilekçeler ekinde bazı kamuoyu duyuruları gönderdim.Ancak Çukurova Üniversitesi Rektörlüğü, gönderdiğim duyuruları ve kamuoyu açıklamalarını üniversitemiz personeline duyurmadı.

 

Bir yandan bu engelleme yapılırken diğer yandan personele şahsım adına  alakam dahi olmayan sahte epostalar gönderildi. Bu sahte epostaların bu adresleri tekelinde bulunduran Rektörlük tarafından ve Rektörlük onayıyla kurumsal epostalara iletildiği açık.Buna karşı dilekçem ekinde sunduğum kamuoyu duyurum da Rektörlük tarafından engellendi.

 

Bu epostaların gönderildiği kurumsal personel eposta adresleri sadece Rektörlük tekelinde olduğundan ve tüm taleplerime ragmen tarafıma verilmediğinden doğrudan gönderi yapma imkanım da olmadı.

 

Üniversitemizde çalışan akademik personelin listesi dahi talebime ragmen tarafıma verilmedi.Böylece seçim çalışmalarım bloke edildi.Dolayısıyla üniversitemiz akademik ve idari personeline kendimi e-posta üzerinden ya da diğer yollarla tanıtma  ve anlatma imkanı bulamadım.

 

İlaveten;

 

Gıyabımda bazı akademik/idari personelin öğretim üyelerini dolaşarak Rektör adayı olmadığım, olmayacağım ya da adaylıktan çekileceğim yönündeki açıklamalarının gerçekle hiçbir alakası yoktur.

 

Aradan geçen  zaman diliminde  üniversitemiz içinde ve dışında yaptığım istişareler sonucunda bu kararımı kesinleştirdiğimi ifade etmek isterim.

 

Evet;

 

Her zaman sözünün arkasında durmuş, istişaresiz adım atmamış, hak ve doğru bildiğini söylemekten ve gereğini de yapmaktan çekinmemiş, yıllardır yürütülen iftira operasyonuna karşı hak arama mücadelesinden alnı ak çıkmış bir akademisyen olarak  2016-2020 dönemi için Rektör adayıyım.

 

Malumunuz olduğu üzere yıllardır Rektörlük eliyle üretilen gerçekdışı ve Gizli ibareli resmi belgeler medyaya ve sosyal medyaya servis edilerek şahsım aleyhinde çok sayıda haber ve yorum yaptırıldı.  Böylece şahsım aleyhinde organize, sistematik ve kesintisiz bir dedikodu ve iftira kampanyası yürütüldü.

Bir üst akıl koordinatörlüğü olmaksızın bu tür bir psikolojik terör ve sanal zorbalık operasyonunun yürütülebilmesi mümkün değil.Bu kirli operasyonun kimin çıkarına hizmet ettiği dikkate alındığında gerçek failler de kolayca tespit edilecektir elbette.Tüm operasyon üniversitede rektör adaylığımın engellenmesi ve seçim yapılırsa alacağım oy sayısının azaltılması üzerine kuruldu ve yürütüldü.

 

Elbette ki her hesabı, ve tuzağı bozan , tuzak kurucuların en hayırlısı olan bir Rabbe iman ediyoruz. Bu tuzakları da kuurcularının ellerinde patladı nitekim.Üstüste verilen yargı kararlarıyla, Vergi İdaresi İncelemesiyle, İç Denetim ve Koordinasyon Kurulu Kararı’yla ve Sayıştay Bilirkişi Raporu’yla haklılığım her düzeyde tescil edildi.

 

Zira hakikatin ortaya çıkmak gibi bir adeti var ve hakikat her durumda sızacak bir çatlak bulur.

 

Bu tuzakçı güruh, hakikatin ortaya çıkmasından duydukları panikle medya ve sosyal medya üzerinden şahsıma yönelik organize bir saldırı operasyonubaşlattılar.  Aleyhimde mesnedsiz haber yapan bir gazete üniversitemiz birimlerine binlerce adet dağıtıldı.   Bu dağıtımda da üniversite personeli kullanıldı Bunların kim olduğu ve kimin çıkarına hizmet ettiği açık. Dolayısıyla asıl fail belli nezdimizde.Bu yaptıkları kayıt altında ve hiç ummadığı yerlerde karşısına çıkacak.

 

Malumunuz bir dedikodu ve iftiralara karşı bir kez olsun muhatap alıp da cevap vermedim.Hakkımı sessiz ve vakur bir şekilde yargı yoluyla aradım.Üniversitemizin kurumsal kimliğine her dönemde öncelik verdim, saygı gösterdim.

 

Maruz kaldığım bu haksız sürecin bir sosyal bilimci olarak şahsıma kazandırdığı çok şey de oldu elbette. Dört yıldır devam eden bir sosyal laboratuar incelemesinin “bizzat denek oldum”. Bir bilim adamı sorumluluğuyla objektif kalmaya çalışarak bu incelemenin her anını da bizzat deneyimledim, gözlemledim ve kayıt altına aldım.Psikolojik, mental, bedenseli sosyal, ekonomik, politik, kültürel sınırlarımı test ettim.

 

2012-2016 dönemini kapsayan bu deneyimsel ve gözlemsel araştırma sürecimde hem kendimi her yönümle yeniden tanıma ve yapılandırma fırsatı buldum,hem usul ve mevzuat konusunda eksiklerimi tamamladım.

 

En önemlisi de bir üniversitenin etkin ve verimli işleyebilmesi için bir rektörün nasıl olmaması gerektiğinimodelledim. Bu bilimsel modele gore;

 

v  Bir rektör öncelikle yalan söylemememeli, verdiği söze sadık olmalı. Zira yalan söylemek ruhu çürütür.

 

v  Maiyetindeki personele iftira etmemeli, haksız isnatta bulunmamalı. Zira açığa çıkan her iftirası ummadığı yerlerde önüne konacaktır.

 

v  Bazı personeli tetikçi kullanıp hedef aldığı kişiler aleyhine suç ve suç delili üretmemeli. Zira Türkiye bir Hukuk Devletidir ve bağımsız yargı her tür adaletsizliği bertaraf eder.

 

v  Kötü niyetli olmamalı. Zira kötü niyet tüm zihinsel, kalbi ve bedensel hastalıkların nedenidir.

 

v  Tutarsız olmamalı. Tutarsızlık bir karakter arızasıdır.

 

v  Adil olmalı; klüp, cemaat, çıkar grubu kayırmacılığı yapmamalı. Performans  değerlemesini yaparken kayırmacılıktan uzak durmalı.

 

v  Yetimin hakkını gözetmeli ve devletin kör kuruşuna sahip çıkmalı. Adamına gore muamele yapmamalı.

 

v  Mobbingci olmamalı ve kurum içinde mobbinge kesinlikle izin vermemeli.

 

v  Personel hakkında asılsız iddialarla soruşturmalar açıp/açtırıp kurumu yargı organları ve kamuoyu önünde zor duruma düşürmemeli.

 

v  Kindar ve takıntılı olmamalı. Zira kindarlık ve takıntı mental kapasiteyi zayıflatır.

 

v  Astına zalim üstüne dalkavuk olmamalı;bu iflah olmaz bir şahsiyet zaafiyetidir.

 

v  Multiface olmamalı; her kılığa ve kalıba girmemeli. Bir kalıbı olmalı.

 

v  Yaptığının arkasında durmalı. Her konuda suçu ast personele atmamalı.

 

v  Her konuda salağa yatıp, haberi ve gücü yokmuş muamelesi çekip insanları aptal yerine koymamalı.

 

v  Flirtist olmamalı; karşı cinsin ve hemcinslerinin yanında göz süzüp kırıtmamalı.

 

v  Rekabet sürecinde mücadelesini onuruyla kendisi vermeli; kadın akademik personeli oda oda dolaştırarak rakipleri aleyhine dedikodu ve iftira yaydırmamalı.

 

v  İntihalci olmamalı. Maiyetindeki personele kadro vaadiyle yakınları adına makale yazdırtmamalı.

 

v  Akademik jürilerin onuruna saygı duymalı. Kurullarda istediği gibi rapor yazmayan jüri üyeleri aleyhine konuşmamalı.

 

v  Haksız maddi menfaat temin etmemeli ve dağıtmamalı; tüm imkanların dağıtımında hakkaniyete dikkat etmeli.

 

v  Korkak, sinik ve ezik olmamalı. Kurum içinde terör estirip kurum dışında yaranmak için birilerine “24 saat emrinizdeyim, telefonum açık” SMS’i göndermemeli.

 

v  Kurumun, personelin ve rektörlük makamının onurunu ve saygınlığını korumalı.

 

v  Hiçbir konuyu kişiselleştirmemeli.

 

v  Kolayca ulaşılabilir ama gerçek anlamda ulaşılabilir olmalı.  Hiçkimseye kayıtsız kalmamalı.

 

v  Personelin ve diğer kişilerin sorunlarıyla hemhal olmalı ve çözüm üretmeye çalışmalı.

 

v  Doğasında nezaket sahibi ve mütebessim olmalı; lakin üstlerine kibar görünüp gazetecilerin yanında astı olan personele küfür etmemeli. Kontrollü olmalı.

 

v  Kurum imkanlarıyla kahvaltıya davet ettiği insanlara kibirli ve saygısız davranıp personeli önünde kendi yüzüne küfür etttirmemeli.

 

v  İkbalini ve varlığını sadece rektörlük makamına bağlamamalı; bunu hırs haline getirmemeli.

 

v  Devlet, bayrak, millet ve din düşmanı Esedci ideolojik odaklarla ve FETÖ/PDY Terör Örgütü mensuplarıyla işbirliği yapmamalı.

 

v  Hiçbir cemaatin, klübün, locanın, derneğin adamı olmamalı; klüpçülük ve cemaatçilik yapmamalı;

 

v  Devlete, bayrağa, millet ve dine her zaman ve her durumda sahip çıkmalı;

 

v  Özü sözü bir, hakkaniyetli, adil, kararlı ve cesur olmalı.

 

v  Beceremediğini ve bu makama layık olmadığını anlayabilecek basirete sahip olmalı ve bunu anlayabilirse kibarca çekip gitmeli.

 

Bu deneyim ve gözlemlerim çerçevesinde, asla yalan söylememek, her sözümün arkasında durmak, tüm akademik ve idari personelin haysiyetini emanet bilip kollamak, kimseyi kasıt ve garezle hedef almamak, hiçbir konuyu kişiselleştirmemek, için tam anlamıyla kolayca ulaşılabilir olmak, problem çözücü olmak, hiçkimseyi ötekileştirmeden tüm çoğulculuğuyla üniversitemizin tüm akademik ve idari personelini ve öğrencilerini bir bütün olarak  kucaklamak; klüpçülük ve cemaatçilik yapmamak; devlete, bayrağa, millete ve dine her durumda sahip çıkmak,hakkın ve hakkaniyetin yanında yer almak, her konuda adalet ilkesi ile hareket etmek iradesiyle ve kararlılığıyla 2016-2020 Dönemi için Çukurova Üniversitesi Rektör Adayıyım.

 

Takdirlerinize saygılarımla arz ederim.

Bu yazı toplam 29205 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0142
Güneydoğu Haber