Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
08 Haziran 2011 Çarşamba
CHP’nin Ayakbağı: Politik Dilin Kalitesizliği

Seçim tarihi yaklaştıkça kazanma ümidini kaybeden siyasal partilerin hırçınlığı artıyor. Hırçınlık arttıkça da kullanılan dilin kalitesi hızla düşüyor. Bu kalitesizlik özellikle de CHP pankartlarında gözleniyor. Genel başkanın bir konuşmasında dil sürçmesi bahanesiyle örtbas etmeye çalıştığı küfürbaz görüntü ile bilinçleri kirlenen CHP kitlesi, giderek diğer partilerin, özellikle de AK Parti"nin seçmenlerine karşı daha kaba ve seviyesiz bir dil kullanmaya cesaret edebiliyor. Sosyal, ekonomik ve politik alanda anlamlı bir alternatif geliştiremeyen CHP Genel Başkanı ve kurmayları da her geçen gün bu düşük kaliteli politik dili daha çok sahipleniyor. Böylece muhalif parti seçmenlerini kışkırtmaya, kendi bataklıklarına çekmeye çalışıyorlar. Başarılı olamadıkça da kabalaşma, bayağılaşma, hakaret ve tehdit eşiğini daha da aşağıya çekiyorlar. CHP resmi sitesinde dahi yer bulabilen bu pankartlara yazılabilen ve Genel Başkan"dan övgü gören şu ifadeler demokratik siyaset adına gerçekten utanç verici: “AKP'ye oy vermeyeceğim çünkü beynim var. Bunlara oy verenlerde kafa var ama beyin yok. Halk ve oluşturulan dinci cahil zümre tehlikeli boyutlarda artık dur demelisiniz... Ecdadımız at üstünde attığı okuyla dünyaya meydan okudu, Erbakan'ın yüzme öğretemediği b..uyla değil... Recep Bey 12 Haziran'dan sonra kendine yer seç: İmralı, Silivri... Çoban Recebi ve onun koyunlarını istemiyoruz artık...”

 

Hiçbir yaratıcılık, hiciv ve mizah unsuru içermeyen bu bayağı, kaba ve tehditkâr dil karşısında küfürlere hedef olmadan konuşabilmek gerçekten cesaret işidir. Üstelik, “Bir küfürbazla tartışmayınız, zira, karşıdakiler farkı anlamayabilir!” ifadesinde dile geldiği gibi, üçüncü kişilerin sizin seviyenizi de onlarla karıştırma rizikosu vardır. Ancak, bu düşük kaliteli politik dilin olası nedenleri ve sonuçları üzerinde de birilerinin riskli de olsa kısaca durması gerekir. Bu, CHP seçmeni ve yöneticileri için de hayırlı olacaktır. Bu düşük kaliteli politik dil, muhtemelen CHP"nin, AK Parti"nin sekiz yıllık icraatlarına yönelik hiçbir anlamlı eleştiri geliştirememesinden kaynaklanıyordur. Ancak, bu dilin, CHP seçmeninin gerçek duygularına tercüman olduğunu düşünmek insanı tedirgin etmektedir. Eğer öyleyse, CHP"nin kazanabileceği bir seçim sonrasında bir tedhiş ortamı oluşabileceği ihtimali, her dönemde demokrasi, hak ve özgürlükler safında mücadele etmeye çabalamış bir vatandaş olarak içimi ürpertmektedir. Zira, insanın aklına ister istemez 1960"ların Demokrat Parti karşıtı güruhunun merhum Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu"nun idamları üzerine davul çalıp göbek atması, yaptıkları darbeyi de bu ülkenin insanlarına yıllarca bayram diye dayatması gelivermektedir.

 

CHP"nin 12 Haziran seçimlerinde bu haşin, saldırgan ve bayağı dilden bir avantaj devşirebileceğini düşünemiyorum doğrusu. Bilakis, CHP seçmenleri ve yöneticileri pek farkında olmayabilir ancak bana göre insanı geren ve tedirgin eden bu dilin geri tepme ihtimali oldukça yüksek görünmektedir. Başkaca bir neden olmasa bile, sırf kullanılan bu içeriksiz, kaba ve haşin dilin seçmenler üzerinde negatif etkiler üreteceği, CHP"nin bir numaralı ayakbağı olacağı açıktır. Hiç kimse, hatta küfürbazlar dahi küfürbazlarla işbirliği yapmak istemez. Zira, “küfürlü konuşma”, herkesin kabul edeceği gibi, insanın kendi kendisiyle, içinde yaşanılan toplumla, doğa ve evrenle anlamlı bir ilişki kuramamasından kaynaklanan bir kavramsal engellilik halidir. Bu noktada aklıma şöyle bir soru gelivermektedir: “Kavramsal dünyası yukarıdaki pankartları resmi web sitesinde yayınlamaya izin verecek kadarnırlı ve engelli bir siyasal partinin ve matbu klişelerle konuşmayı adet edinmiş, kendini anlatmak yerine halâ anlaşılmayı bekleyen, medya üfürmelerinden medet uman, geçmiş seçimlerde oy kullanmayı dahi unutabilen bir politikacınınzla küreselleşen dünya ile entegre olan bir Türkiye"ye verebileceği ne olabilecektir?” Kanaatimce, bu sorunun cevabı “hiçbir şey”dir. Evet, ne yazık ki, sadece “hiçbir şey”…

 

Bu yazı toplam 16204 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0102
Güneydoğu Haber