Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
10 Ocak 2011 Pazartesi
Bir OXYMORON Örneği: “Öğrenci Temsilcisi” ve “JAGUAR”

Semboller önemlidir…

Bireyler ve gruplar kendilerini semboller vasıtasıyla ifade eder…

Semboller aracılığıyla iletişim kurar…

Bütün bireyler ve gruplar, kendi farklılığını ve farkındalığını anlatabilmek için sembolleri kullanır…

Bir gruba aidiyet, sembollerle tanımlanır…

Bireysel konumu ve inancı ne olursa olsun, bir gruba aidiyet duyan ya da liderlik yapma iddiasındaki birinin grubun “manevi şahsiyetini” ve “kolektif kimliği”ni temsil eden sembollere saygı göstermesi zorunludur.

Bu sembol durumuna ve grubuna göre bazan “aslan”, bazan “kanarya”, “karakartal”, “keçibaşı”, “kurukafa” ya da “jaguar” olabilir; marşlar ve/veya renkler olabilir.

Ne olursa olsun, bu semboller, arkaplanda muazzam bir felsefeyi ya da dünya görüşünü temsil eder.

Bir sembolü görenler, bundan yola çıkarak, tümdengelim yöntemiyle, basitten karmaşığa doğru ilerleyerek arkaplandaki dünya görüşünün bütün unsurlarına ulaşılabilir; ulaşabilmelidir.

Bu anlamda, söz konusu grup “öğrenciler” ise “jaguar” gibi ultra-lüks çağrışımları olan bir otomobil markası bunu temsil edemez. Zira jaguar marka otomobilden öğrencilerle ilgili hiçbir soruna ya da unsura kapı açılamaz…

Galatasaray trübününe nasıl “sarı-kırmızı renkler”le ve “aslan” sembolüyle gidilmesi daha uygun ve anlamlı olacaksa, öğrencileri temsil iddiasındaki birilerinin de öğrencileri temsil için davet edildiği bir toplantıya öğrencileri temsil edebilecek, öğrencilerin sorunlarını ortaya koymasına yardım edebilecek sembollerle gitmesi gerekir. Bireysel zenginliğin, öğrencileri temsil konumuyla hiçbir ilintisi yoktur. Hasbelkader öğrencileri temsil statüsü edinmiş birinin, isterse maddi durumu yüksek öğrencilerin sayıca çok olduğu özel bir üniversitenin öğrencisi olsun, bu statüyü bireysel egosunu yüceltmek ve havasını basmak için kullanması hadi “çirkindir” demeyelim ama “yakışık almaz”… Hasbelkader temsil ettiği “öğrenci kimliği”ne yakışmaz.

Zira bu öğrenciler arasında günde “5-6 TL” için saatlerce çalışan, üç-beş kuruşla geçinmeye çabalayan, kahvaltı yapmayan, akşam yemeği yemeden uyuyan, kış günü incecik kıyafetlerle okula giden, yol parası bulamadığından yağmurda çamurda kilometrelerce yol yürüyen, yurt parasını dahi denkleştiremeyen, kalacak yeri dahi olmayan, sınıfta açlıktan bayılan, buz gibi mescit köşelerinde geceyi geçirmeye çabalayan, orda burada sığıntı gibi yaşayan, buna rağmen, hayata tutunabilmek için başkaca bir seçeneği olmadığından dolayı ders kaçırmayan, dersleri en önde dinleyen, hocasının kapısını çalmaya dahi cesaret edemeyen, solukbenizli, cefakâr ve çilekeş yüzbinlerce genç vardır…

Öğrencileri temsil etme iddiasındaki birinin öğrencileri temsil etme iddiasıyla gittiği bir toplantıya bu kitleyi yok sayarak, adeta bu kitleyle alay edercesine babasının aldığı “jaguar” marka arabayla gitmesinin hiçbir izahı yoktur. Bunun bir de davet eden makamın yüceliğine saygı gibi gösterilmeye çalışılması da ayrı bir garabettir. Sözkonusu makam yüceliğini kendini ziyarete gelenlerin araba markalarından ya da kıyafetlerinden almaz. “Zengin olmak” ayrı şeydir, “kendini bilmemek” ayrı, “özrü kabahatinden büyük olmak” ayrı şeydir, “öğrenci olmak” ayrı… Özel hayatında baba parasıyla “Jaguar” marka arabaya binebilmek ayrı şeydir, öğrenci temsilcisi olarak davet edildiği makama “jaguar” marka özel otomobiliyle gitmek ayrı. Bunlardan birincisi “hak” olabilir ancak ikincisi, “oxymoron” bir tutumdur. Halka yakın durma iddiasındaki bir siyasal parti liderinin ilk konuşmasını yüzlerce dolarlık “Etro” marka gömlek giyerek yapması gibi temsil ettiği kitlenin manevi şahsiyetini çiğnemek, sorunlarını yadsımak hatta alaya almak anlamına gelir. Daha da ötesi “şımarıklık”, “gösterişçilik” ve “ilkellik” demektir… Bu garabete, bu şımarıklığa ve gösterişçiliğe itiraz etmenin ideolojik bir duruşla ya da servet düşmanlığıyla hiçbir ilgisi de yoktur. Bu, insanî bir itirazdır… Haklı bir itirazdır… Medenî bir itirazdır…

Bir öğrenci temsilcisi, önce öğrenci arkadaşlarının, sadece kendi üniversitesindekilerin değil, Türkiye Cumhuriyeti üniversitelerinde okuyan tüm öğrencilerin sorunlarına duyarlı olmalıdır. Kendi üniversitesinde “ulaşım “sorunu olmasa da yüzbinlerce öğrencinin her gün ve her saat bu sorunla boğuştuğunun farkında olmalıdır… Kendi karnı tok olsa da yüzbinlerce öğrencinin dersleri aç dinlediğinin farkında olabilmelidir… Empati kurabilmeli, hasbelkader edindiği konumunu kendi egosunu tatmin için değil, öğrenci arkadaşlarının sorunlarına çözümler üretebilmek için kullanmalıdır… Şırnak"taki, Hakkari"deki, Siirt"teki, Gümüşhane"deki, Bayburt"taki, Ceyhan"daki ilh. öğrencilerin sorunlarının sesi olabilmelidir. Böylece hem kendi şahsiyetini hem de üniversitesini yüceltebilecektir.

Kamuoyuna yansıdığı gibi “üniversitemizde ulaşım sorunumuz olmadığından bundan bahsetmeyi gerekli görmedim” demek yerine, “Sayın Cumhurbaşkanım, biz üniversitemizde çok iyi şartlarda öğrenim görüyoruz ancak Türkiye"de çok zor şartlarda öğrenim görmeye çabalayan öğrenci arkadaşlarımız var… Onların sorunlarının çözümünü de önemsiyoruz… Ben gündelik hayatımda Jaguar kullanırım ancak öğrenci arkadaşlarımızın sorunlarını dile getirebilmek için üniversitemden buraya toplu taşıma aracında geldim… Gerçekten son derece meşakkatli bir iş… Hergün bu çileyi çeken, saatlerce kar altında dolmuş, otobüs bekleyen arkadaşlarımız var… Kahvaltı yapamadan derse giren, akşam aç yatan, kalacak yeri olmayan öğrenci arkadaşlarımız var… Onların sorunlarının da çözümünü istiyoruz“ diyebilseydi, kendisini de üniversitesinin imajını da yüceltmiş olurdu. Ancak yaptığı bunun tam tersi olmuş, kendini de üniversitesinin imajını da lekelemiştir. Bu oxymoron karşısında söz konusu öğrencinin babasının da “kime ne?” deme lüksü olamaz… Bu lekenin temizlemesi için söz konusu öğrencinin Öğrenci Konsey Başkanlığı"ndan acilen istifa etmesi ya da alınması, yerine öğrencileri temsil gücü yüksek birinin getirilmesi, öğrencilerin de bu süreçte kendi kimliklerine sahip çıkması gerekir.

Bu yazı toplam 13839 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0092
Güneydoğu Haber