Çok Okunanlar
Karakter boyutu :  18 Punto16 Punto14 Punto12 Punto
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
Prof.Dr.Enver Alper Güvel
21 Temmuz 2009 Salı
ADANA Siyasetini Yeniden Yapılandırma Çabaları Üzerine BİR KAÇ SÖZ

Son birkaç yıldır deneyimlediğim ve gözlemlediğim öyle şeyler var ki…. Anlatmaya kelimelerin mecali yetmez… Yıllarca ortak değerler etrafında saf tuttuğumuz (ya da iflah olmaz saflığımızdan dolayı saf tuttuk zannettiğimiz) bazı güruhun hasbelkader siyaset yapma (!) fırsatı bulduktan sonra arz ettikleri şecaati resmen tüylerim ürpererek izliyorum… Meğer biz bir tür “kardeşlik hukuku”na dayanarak bu yaratıklarla bir yerlerde çay içip muhtelif meseleler üzerine meşverette bulunurken onlar günü geldiğinde kendilerince aleyhte (!) delil olarak kullanmak üzere birbirlerinin nelerini de de istiflemişler… Çocuğumuzun gittiği okullardan, dershanelerden tutun eşimize, dostumuza, akrabamıza, ailemizin oturduğu semtlere, aile görüşmelerinde evimizde rastgeldikleri dostlara kadar neler neler kaydetmişler… Sinsiliğin, vefasızlığın, edepsizliğin, ahlâksızlığın bu kadarına da pes dedirtecek ne çok marifetleri varmış bu politikacı müsveddelerinin de hiç haberimiz olamamış…

Bu gafletimize üzülsek mi sevinsek mi, yerinsek mi şükretsek mi bilemedim…

Beşeri ilişkilerde su-i zan"ı, yalanı ve ikiyüzlülüğü haram, tebessümü sünnet, açık yürekliliği vacip, vefayı ve samimiyeti farz kılan bir kültürün ahlâkını büyük mücadelelerle yüreğinin derinliklerine özümsetmeye çabalarken aynı zamanda hesapçı, iki yüzlü, istifçi, sinsi, yalancı, müfteri olunabileceği nasıl tasavvur edilebilirdi ki? Evinize giren, mahreminizi bilen, çocuklarınıza “bilmem ne amca ya da teyze” dedirttiğiniz, teklifsizce her konuda kalbinizi açtığınız  birilerinin ekmek-tuz hakkını çiğneyerek mahreminize dahi dil uzatabilecek kadar hayâsızlaşabileceklerini, bırakın müslümanı, hangi hamiyetli ve de haysiyetli insan nasıl tasavvur edebilir ki?... Akla zarar… Bu garabet tiplerin birbirlerine ve yıllarca birlikte oldukları zannedilen kişilere yönelik iftiralarını müşahade ettikçe, yıllardır muhtelif ortamlarda sarfedilen sözlerin boşa çıktığını gördükçe “söz”e ve “söz"ün hikmeti”ne saygısını kaybetme noktasına geliveriyor insan… Rabb ile beşer arasındaki iletişimin ancak “söz”le  gerçekleşebildiğini, batıl ile hakkı tefrik eden Furkan-ı Hakim"in  bir “söz” olduğunu bir an idrak ederseniz, “söz"ün hikmetine” olan inancı yitirmenin insanoğlu açısından ne büyük bir tahribat ve yıkım olduğunu da belki kısmen anlayabilirsiniz …. Bu perspektifte “söz” o kadar kıymetli ki…   Her tür “yalan” ve “iftira”, gıybet ve nemmamlık, bazı ufak siyasetçilerin kendilerini betimlemede kullandıkları anlamda her tür fırıldaklık, hele de masum ve mütedeyyin hanımların şahsiyetine yönelik en küçük bir haksız “ima”, bu yüce kelam"ın vahyediliş hikmetine çalınan en kara lekedir… Kanaatimce Ayşe Böhürler"in son günlerde isyanla işaret ettiği de bu türden bir ahlâksızlıktır….  

Hasbinallahivenimelvekil!

Her neyse!... Sözü fazla uzatmanın ve ayrıntıya girmenin pek anlamı yok… Bu satırların muhatapları kendilerini çok iyi bilir… Bu makalenin kaleme alınış nedenlerinden biri de bu yaratıklar için “siyaseti yapılandırma sürecinde kapıdan sokulmayacaklar listesi” hazırlamak… Akla o kadar çok isim geliyor ki, hangisinden başlayacağımı şaşırıyor insan… hımm… Zannederim buldum… Siyaset listesinden en dışlanabilir isimlerden biri  “İkrime”… Malum, Ebu Cehil"in oğlu… Yermuk Savaşı"mı?... Geçiniz lütfen… Bir diğeri Vahşi… Hz. Hamza"nın katili…. Müseylemetül Kezzab bahsinin yeri değil şimdi… Huzeyfe… İslam"ın en amansız düşmanlarından Velid bin Utbe"nin kardeşi ve Utbe bin Rebia"nın oğlu… Kendileri birer “yıldız” olsa da kiminin babası, kiminin annesi kafir ya da münafık… Kimilerinin de kavimleri, milletleri farklı farklı… Bilâl… Hem köle hem de siyahi… Süheyl, Rum… Selman, Farisi… Abdullah bin Selam… Beni Kaynuka Yahudilerinden… Kiminin de kabileleri yıllarca müslümanlara en büyük düşmanlıkları yapmış… Her birine bir kulp takmak mümkün… Yeter ki maksat fitne çıkarmak olsun, nifak olsun…….

Hz. Peygamber, kökeni ve kavmi ne olursa olsun bütün bu çeşitliliği samimiyetle kucaklarken, fitne çıkmasın diye münafıkların ismini dahi söylemekten kaçınırken sen milletin “kalbini yarıp niyetini okuma iddiasında bulun”…. Yalanlarınla insanların ismine leke sür, yamayıcılarının desteğiyle insanlar arasındaki ilişkileri kirlet… Her tür hakkı ve hukuku çiğne… Utanmadan bir de “dava” lafını (bundan ne anlıyorsan) ağzından düşürme…   Yaptıkların yüzüne vurulduğunda da söylediğin yalanları, iftiraları inkâr etmek için bir daha yalan söyle… İftiraya uğramışsın gibi davran… Ya da ortama göre ne demekse “siyasetin raconu bu” de… Zihinleri bulandır… Sonra da seçim sürecinde şahsi çıkarın için kapı arkalarında başka partilerin adaylarıyla ittifaklar kur… Yerel seçimleri de göz göre göre sat… Dengesiz ve kasdî beyanlarınla Büyükşehir Belediye Başkanlığı"nın kaybedilmesine yol aç… Sonra da çık, artık ömrünü tamamlamış bir politikacı müsveddesi olarak ne demekse Adana siyasetini yeniden yapılandırmaktan söz et…

Hasbinallahivenimelvekil!

Eğer siyasetçi bu ise siyaset, siyasetin raconu bu ise de racon bitmiştir beyler…

Hiçbir mülk zulümle, entrikayla, yalan dolanla, iftirayla ayakta duramaz…

Bundan sonra yapılması gereken şey, Sayın Genel Başkan"ın Adana siyasetinde İl Başkanı v.s. yüzeysel değişikliklerinin ötesine gidip gelecek seçimlerden önce kökten ve büyük bir temizlik operasyonuna girişmesi; “hem kel hem fodul” tiplerin de çevrelerine ve partilerine daha fazla zarar vermeden acilen kapı önüne konmasıdır… Bu satırların yazarı ve Adana Yerel Siyasette Kalite Platformu (http://adanapolitikkalite.blogspot.com/) ilgilenenlere Adana siyasetini yeniden yapılandırma sürecinde her tür akademik desteği sağlamaya hazırdır…

 

Bu yazı toplam 15619 defa okunmuştur.  
Kalan Karekter Sayısı : 500
Cihan Kebir / 21 Nisan 2011 Perşembe 10:00
Tebrikler...
Birileri Gerçekten Sizin düşündüğünüz gibi düşünmüş kü Köklü bir değişim hareketine gidilmiş Türkiye\'de Hocam .. GErçekten Hayran Kaldım Yazınıza...
100 %
Beğendim
Beğenmedim
Yazarın Diğer yazıları
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. -0.0098
Güneydoğu Haber